21 Temmuz 2010 Çarşamba

Bedoş' un Posta Güvercinleri-2

Bekir K. AHISKALI
23.01.2010
Okuyucularımız neden böyle bir başlık seçtiğimi merak edebilirler.
Bu başlığı seçmemde özel bir neden var. Bana göre bu başlık anlatmak istediğim konuyla yakından alakalı.

Güvercinler vardır;

Bazıları renkleriyle barışa sembol…
Bazıları takla atışlarıyla bir takım meraklılarına görsel şölen sunan…
Bazıları kartalların pençesinden kurtulamayan..
Bazıları paçalı…
Bazıları ise yaptıkları hizmet itibariyle haberci…
İşte bunlar zaman zaman kendi idam fermanlarını taşımaları itibariyle başkaları tarafından kullanıldıklarını fark etmeyen zavallı, bilinçsiz canlılar..

Evet pota güvercinlerinden bahsediyorum. Bunlar ne taşıdıklarını bilmezler. Bunlara taşıdıkları şeyi nereye götürmeleri gerektiği eğitilmeleri neticesinde öğretilir ve öğretilmiş acizlik olarak bu vazifelerini yaparlar. Bu halleri itibariyle bana İwan Pawlow’un köpekler üzerinde yaptığı ve daha et verilmeden ayak seslerini duymaları neticesinde salya akıtmaları gerçeğini hatırlatmaktadırlar.

Posta güvercinleri ayaklarına bağlanan şeyin ne ehemmiyetini bilirler ne de içeriğini. Bu içeriğin doğru olup olmamasının da farkında değillerdir. Yeter ki ayaklarına bir çaput bağlanmaya dursun hemen kanatlanır ve bir avuç darıyı kazanma adına hayatlarını tehlikeye atarak, kartalların pençelerini geçirilebileceklerini düşünemeden ilgili yere doğru yol almaya başlarlar.

Öyle zamanlar olmuştur ki kendi ölüm fermanlarını taşıdıklarının farkına varmadan hedefe doğru uçmaya başlamışlardır. Bir avuç darı uğruna avcıların başka duygularını tatmin ettikleri, tetiklerin çekileceği hedefler olarak gökyüzündeki geçiş koridorlarında belirmişlerdir. Bu tamamen başkaları tarafından öğretilmiş bir acizliktir. Ben onların bu durumuna böyle bakıyorum. Yeter ki gagalarına bir avuç darı dokundurun kendi varlıklarına bile muhal bir gayretle havalanırlar.

Sadi Şirazi der ki; güvercini tuzağa düşüren bir avuç darı sevdasıdır, bir avuç darı derdidir.

İnsanlar istediklerine “barış sembolü güvercin”, zevklerimize hitap edene “taklacı güvercin” ve çıkarlarımıza hizmet edene “posta güvencini” isimlerini takarız da o zavallılar bunu yapanlarının asıl amaçlarının farkında olmadan haber taşır dururlar.

Sanıyorum ki günümüzde en geçerli ve en çok kullanılan yol bu. Bir tutam imkan, bir avuç darı ver bir de boyunlarını sıvazladın mı yapmayacakları hizmet yoktur bu hayvanların…

Bu yazıyı neden mi yazdım haber taşıyanların taşıdıkları haberin doğruluk ve yanlışlığını bilme iz’an ve düşünme yetenekleri olmadığını görmemle birlikte bunların ne amaçla kullanıldıklarını fark etmemin aynı zamana denk gelmesinden mütevellit.


Bekir K Ahıskalı
Bedoş Serisi-2

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder